ERP'yi sıfırdan mı kurmalı, mevcudun üstüne mi? Karar kriterleri
Bir şirket büyüdükçe sistemleri de yorulur; ve bir noktada şu cümle kurulur: “bunu atıp sıfırdan kuralım.” Çoğu zaman bu, gereğinden pahalı bir karardır. Doğru soru “yeni mi, eski mi” değil; “çalışan ne var, gerçekten kırık olan ne?”
Şu kriterlerle bakılır:
Çalışıyor mu, sadece hoşumuza gitmiyor mu? Bir sistem çirkin, eski veya sevimsiz olabilir ama işi görüyorsa, onu atmak değil, üstüne kurmak gerekir. Sevmemek ile bozuk olmak farklı şeylerdir.
Veri güvenilir mi? Sorun sistemin kendisinde mi, yoksa içindeki verinin tutarsızlığında mı? Çoğu “ERP değiştirelim” isteğinin altında aslında tek tanım katmanının olmaması yatar — “ciro”, “maliyet”, “fire” farklı ekranlarda farklı anlama geliyordur. Bu, sistemi değiştirerek değil, tanımı düzelterek çözülür.
Değişimin maliyeti neyi karşılıyor? Sıfırdan kurmak, sadece yazılım değil; alışkanlık, eğitim ve geçiş riskidir. Bu maliyet, kazanılacak somut şeyin karşılığında mı?
Parça parça mümkün mü? Çoğu zaman her şeyi bir gecede değiştirmek yerine, en çok acıtan tek işi mevcut sistemin üstüne veya yanına kurmak yeterlidir. Tek iş çalışır hâle gelir, gerisi yerinde durur.
Miletus'un varsayılanı nettir: çalışan düzeninizi atmayız, üstüne kurarız; sistemi ancak gerçekten kırıksa yeniden kurarız. Karar, sezgiyle değil, bu sorulara verilen cevaplarla — yani ölçüyle — verilir. En iyisi, hangi yolun değer getireceğini büyük projeye girmeden önce sabit kapsamlı bir teşhisle görmektir.