Excel'le üretim çizelgelemenin sınırı: kısıt bazlı çizelgeleme ne zaman gerekir
Çizelge cuma günü hazırlanır. Pazartesi sabahı bir makine arızalanır, bir müşteri terminini öne çeker, bir malzeme gecikir. Tablo yeniden açılır. Satırlar aşağı kaydırılır, birkaç iş yer değiştirir, bir kalıp çakışması gözden kaçar. Öğleden sonra sahadan telefon gelir.
Bu tabloda bir hata yoktur. Tablo yapabileceğinin sonuna gelmiştir.
Tablo, kısıtlar birbirine dokunmadığı sürece çalışır.
Elektronik tablo iyi bir sıralama aracıdır. İşleri tarihe göre dizersiniz, kapasiteyi toplarsınız, boşlukları görürsünüz. Tek bir kısıt varsa — diyelim yalnızca makine kapasitesi — tablo bu işi düzgün ve ucuza yapar. Bunu küçümsemek gerekmez.
Zorluk, kısıtlar birbirine bağlandığında başlar. Bir iş yalnızca belirli bir makinede yapılabilir. O makine belirli bir kalıbı ister. O kalıp aynı anda başka bir işte olabilir. İşi kuracak operatörün o istasyonda yetkisi olması gerekir. Ve işin bir termini vardır. Bir işi öne almak kalıbı meşgul eder; kalıp meşgul olunca başka bir iş kayar; o iş kayınca bir termin sarsılır; termini kurtarmak için üçüncü bir iş öne alınır ve zincir baştan başlar.
Bu, kombinatoryal bir problemdir. İşlerin sayısı arttıkça olası sıralamaların sayısı çok daha hızlı artar. İnsan zihni bu artışı izleyemez. Tablo da izlemez, çünkü tablo yalnızca yazdığınız şeyi gösterir; yazmadığınız çakışmayı göstermez.
Deneme yanılmayla yeniden planlamanın görünmeyen bir maliyeti vardır.
Bu maliyet üç yerde birikir.
Planlayıcının zamanı. Her aksaklıkta çizelge elle yeniden kurulur. Bu iş genellikle işi en yakından bilen kişiye düşer ve o kişinin gününün büyük bölümünü alır.
Kararın tek kişiye bağlanması. Çizelgenin neden böyle kurulduğu çoğu zaman yazılı değildir. Mantık o kişinin kafasındadır. O kişi izne çıktığında çizelge de izne çıkar.
Görülmeyen alternatif. Elle kurulan çizelge, ilk çalışan çizelgedir; mutlaka en uygunu değildir. Daha az kalıp değişimi gerektiren bir sıralama var mıydı, bilinmez — çünkü karşılaştırma hiç yapılmamıştır. Bu kayıp bir hata olarak görünmez; hiç görünmez.
Kısıt modeli ne ister.
Kısıt bazlı çizelgeleme sihir değildir. Kurallarınızı yazılı hâle getirmenizi ister. Girdi tipik olarak şudur:
İşler ve rotaları. Her işin hangi adımlardan, hangi sırayla geçtiği ve her adımın ne kadar sürdüğü.
Kaynaklar ve uygunlukları. Hangi makine hangi işi yapabilir. Hangi kalıp hangi makineye takılır. Hangi operatör hangi istasyonda çalışabilir. Vardiya takvimi ve planlı bakım pencereleri.
Geçiş süreleri. Bir işten diğerine geçerken kaybedilen zaman. Bu süre çoğu zaman sıraya bağlıdır: benzer bir işten benzerine geçmek ile bambaşka bir kuruluma geçmek aynı şey değildir. Çizelgelemenin en çok değer ürettiği yer genellikle burasıdır.
Terminler ve öncelikler. Hangi tarih kesin, hangisi esnek. Bir işi geciktirmenin bedeli neyle ölçülür.
Amaç. Neyi iyileştirmeye çalıştığınız: geciken iş sayısını mı, toplam geçiş süresini mi, makine boşluğunu mu. Model yalnızca kendisine söylenen şeyi iyileştirir. Bu tercihin açıkça yapılması ve yazılması gerekir.
Bu listeye bakınca görülen şey şudur: işin zor kısmı algoritma değil, kuralların yazılmasıdır. Çoğu şirkette bu kurallar zaten vardır; ama sözlüdür.
Kurallar bir kez yazıldığında model tek bir çizelge değil, kurallara uyan çizelgeler arasından bir seçim üretir. Seçimi belirleyen, konulan amaçtır. Aksaklık çıktığında çizelge sıfırdan kurulmaz; aynı kurallarla yeniden çalıştırılır. Değişen tek şey girdidir. Planlayıcının işi, satırları taşımaktan çıkıp kısıtları güncel tutmaya döner.
Tabloyu bırakmak çoğu zaman doğru cevap değildir.
Şu durumlarda elektronik tablo makul araçtır ve yerinde bırakılmalıdır.
Kısıt sayısı azsa ve kısıtlar birbirine dokunmuyorsa. Aynı anda planlanan iş sayısı bir kişinin kafasında tutabileceği ölçüdeyse. Çizelge haftada bir kurulup büyük ölçüde geçerli kalıyorsa. Süreler ve geçişler henüz hiç ölçülmüyorsa — çünkü model, olmayan veriyi üretmez; yalnızca verilen veriyi düzenler. Ve asıl darboğaz çizelgede değil, malzemenin zamanında gelmemesindeyse.
Son madde önemlidir. Çizelgeleme, tedarik sorununu çözmez. Yanlış yere kurulan bir çözüm, hiç kurulmayan bir çözümden pahalıdır; hem parayı hem de o işe duyulan güveni harcar.
Geçiş ne zaman kendini karşılar.
Şu işaretler birikmeye başladığında sınır aşılmış demektir. Çizelge haftada birden çok kez baştan kuruluyorsa. Kalıp, makine veya operatör çakışması düzenli olarak kâğıtta değil, sahada fark ediliyorsa. Geçiş süreleri toplam sürenin ciddi bir kısmını yiyorsa. Müşteriye termin sözü verilirken kapasiteye bakılamıyorsa. Ve çizelgeyi kuran kişi izne çıkamıyorsa.
Bunlardan biri tek başına yeterli değildir. Üçü birden varsa, sorun tablonun kullanımında değil, tablonun kendisindedir. Bu ayrım önemlidir; çünkü araç değiştirmek, yanlış teşhis konmuşsa aynı sorunu daha pahalı bir yerde tekrar eder.
Nereden başlanır.
Kısıtları yazmakla. Bir hafta boyunca çizelgenin neden değiştiği kaydedilir: her değişikliğin nedeni tek satırla yazılır. Arıza mı, malzeme mi, acele sipariş mi, çakışma mı. Bu kayıt iki soruyu birden yanıtlar — gerçek kısıtlar hangileri, ve yeniden planlama gerçekte ne kadar zaman alıyor. İkisi de bugün tahminle konuşulan şeylerdir.
Miletus'ta bu iş şu sırayla kurulur: önce kısıtların ve geçiş sürelerinin ölçülmesi, sonra modelin bu ölçüme göre kurulması. Model planlayıcının yerini almaz; ona kendi kurallarına uyan alternatifleri gösterir. Tablonun hâlâ yeterli olduğunu da aynı ölçüm söyler.